“Hakemlik kokartımın yanına belediye kokartımı da taktım”

Mersinlilerin son zamanlarda sokaklarda gördüğünde şaşırdığı Selçuk Dereli’yle, kendi yaşamı ve siyaset üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Dereli kişisel ve siyasi hayatı hakkında merak edilenleri cevapladı. “Mersin’e vefa borcum var” diyen Dereli, “Selçuk Dereli olarak vizyonumla memleketim katkı sunmak istiyorum. Memleketim Mersin’in makus tarihini değiştirmek istiyorum. Türkiye’deki renklerin küçültülmüş modeli olan bu kent mutlu olursa ben Türkiye’nin mutlu olacağına inanıyorum. Burada tüm renkler var. Bir arada yaşayan bu renklere karşı bir hakem gibi herkese eşit yönetim sağlayacağıma inanıyorum. Herkese eşit, adil, adaletli yaklaşarak yönetmek istiyorum.” ifadelerini kullanarak nasıl bir yönetim anlayışıyla harekete edeceğine dair ipuçları verdi.

Öncelikle Selçuk Dereli’nin ekrandan ötesini merak ediyoruz. Medyanın dışındaki Selçuk Dereli’yi bize anlatır mısınız?

Selçuk Dereli’nin sporcu yanını herkes biliyor ama bunun yanında bir de siyasi kimliği vardır. 2011 yılında Mersin’de Milletvekili adayı oldum. Sonrasında Çankaya Belediyesi başkan vekilliği, Büyükşehir Belediyesi meclis üyeliği yaptım. Hakemlik kokartımın yanına belediye kokartlımı da taktım. Ondan Sonra örgütü ve teşkilatlanmayı anlamak için Çankaya ilçe başkanı oldum. Yaptığımız çalışmalarla da referandumda yüzde 80 hayır oyu aldık. Hayır çıkararak Melih Gökçek’in Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından gönderdik. Yani siyasi başkanlık yaparak kokart sayısını 3’e çıkarttım. Mersin Büyükşehir Belediye başkanlığı için güçlü bir ekiple yola çıktım. Dedim ki ben mastırımı, doktoramı yaptım, Mersin’i başarılı bir şekilde yönetmeye aday olayım.

Selçuk Dereli neden siyaset dedi?

Neden siyaset? Spor adamlığında önemli noktalara geldim. Türkiye’nin 1 numaralı hakemlerinden biri olarak 10 yıl görev yaptım. 25 yılımı verdiğim meslekte dünyada çok önemli maçlar yönettim, dünyanın 5 hakeminden biri oldum. Önemli maçlara imza attım. Bunları yaparken şunu fark ettim; Türkiye’de her kurumda ne yazık ki yaşanılan baskı ortamı spor camiası içinde de var. Hakemliği erken bırakmama sebep olan olay Türkiye’de her insanın yaşadığı baskıdır. Ama bir de 8 yaşında yaşadığım bir Maraş Katliamı var. 8 yaşındayken amca dediğimiz, çok sevip saydığımız, evini her gün gidip geldiğimiz bir insan arkadaşlarıyla aracımıza ateş edip ailemi katletmeye çalıştı. Linç etmeye çalışıp evimizi paramparça ettiler. Dolayısıyla bu travma Türkiye’de siyasete katkı verip çok çalışmam gerektiğini aşıladı. 8 yaşında Maraş Katliamı’ndan kaçarken dedim ki hayatın boyunca bu yobaz düşüncelerle savaşacağım. Faşizmin toplumu bir arada tutmadığını, ayrıştırdığını gördüm. Ben bunları yaşamış biri olarak Türkiye’de bunların önüne geçmeye çalışacağım. Sosyal demokrat yaşam tarzının bizi daha mutlu kılacağını düşünüyorum.

Peki neden Mersin?

Mersin benim büyüdüğüm bir kent. Benim Selçuk Dereli olmamda en büyük katkı Mersin’in… İlkokulu Bahçe Mahallesinde okudum, Tevfik Sırrı Gür Lisesi ve Atatürk lisesinde okudum. Hakemliği Mersin’de başladım. Yani Selçuk Dereli adının Türkiye’de tanınmasının temelleri Tırmıl sahasında, Tevfik Sırrı Gür Stadında, Anamur’da Gülnar’da Tarsus’ta maç yöneterek atıldı. Geçmiş yıllarda futbol Mersin’de çok gelişmiş durumdaydı. Bu dönemde uzaklaştı. Benim de Mersin’e bir vefa borcum vardı. Bu tecrübelerimi ve kazanımlarımı Mersin’de kullanmak, Mersin’e katkıda bulunmak için buradayım. Belediyecilik, teşkilat tecrübelerimle, birikimlerimle, Selçuk Dereli olarak vizyonumla memleketim katkı sunmak istiyorum. Memleketim Mersin’in makus tarihini değiştirmek istiyorum. Türkiye’deki renklerin küçültülmüş modeli olan bu kent mutlu olursa ben Türkiye’nin mutlu olacağına inanıyorum. Burada tüm renkler var. Bir arada yaşayan bu renklere karşı bir hakem gibi herkese eşit yönetim sağlayacağıma inanıyorum. Herkese eşit, adil, adaletli yaklaşarak yönetmek istiyorum.

Mersin’i hakem gibi yönetmek demişken Mersin’de nelere sarı kart, ve nelere kırmızı kart çıkarırsınız?

Tarım konusunda tereddütsüz sarı kart verebilirim. Çevre felaketleri konusunda direk kırmızı, nükleere kırmızı, işsizliğe kırmızı kart verebilirim. Balık çiftliklerine de kırmızı kart yakışıyor. Asıl kırmızı kartı bu kente hizmet imkanı olup da hizmet etmeyen rakiplerime göstereceğim.

Mersin’de sporun geçmiş yılların seviyesinde olmadığını söylediniz. Mersin’de sporu geliştirmek adına bir düşünceniz var mı?

Benim futbol oynadığım dönemde İçelspor’la Türkiye finali oynadık. Geçmiş yıllardaki başarı bugün yoksa buna çözüm üretmek lazım. Mersin 12 ay spor yapılacak bir kent. Yeterli tesisleri ve altyapısı da mevcut. Ben sporun içinden gelmiş biri olarak spora destek olacağım. Çok iyi futbolcular varoşlardan çıkar. Yalıda yaşayan ve büyüyen çocuklardan çok futbolcu çıkmaz. Bizler varoşlardaki çocukları alıp hem eğitimlerine katkıda bulunacağız hem de spor anlamında birer yıldız yapacağız.

Mersinli sokakta Selçuk Dereli’yi görünce nasıl karşılıyor?

Mersinliler beni sıcak karşılıyor. Büyükşehir Belediyesine talip olduğumu görenler, şaşırıyor ve bir o kadar da mutlu oluyor. Beklediğimden fazla heyecan ve çoşku yaratmam beni çok mutlu ediyor. Mersinli genç ve dinamik bir başkan özleminde. Dolayısıyla benim tecrübelerimi de biliyorlar. Bana güvenmeleri doğru bir yola çıktığımı gösteriyor. Herkesimden insanlara hitap edip mutlu etmek önemlidir. Mersin’de halk hizmet bekliyor, sorunlarunai hayatlarına dokunulmasını bekliyor. Bunlarla ilgilenmemizi ve güven içinde yaşamak istiyor.

Mersin sizin çocukluğunuzda daha sosyal ve sıcak bir yapıya sahipti?

Mersin’de eskiden vatandaşlarla daha iç içe yaşıyordu. Şimdi öyle değil, hayat insanları kopardı. Mersin’de mahalle evleri yapılmalı. İnsanlar oturup sohbet etmeli, kitap okuyabilmeli, sosyalleşmeli. Oradan insanların süzgecinden geçen taleplerin de daha sağlıklı olacağını düşünüyorum.

Tarihi açıdan da eski Mersin evleri kalmadı. Bu sizde nasıl duygulara sebep oluyor?

Bu tarihi yapıların yok olması insanın yüreğini sızlatıyor. Mersin Büyükşehir Belediye başkanlığına gelirsem bu benim projelerim arasında. Bu yapılara sahip çıkacağız. Mersin bir cazibe merkezi olurken hafıza niteliği taşıyan bu yapıların yaşaması da önemlidir.

Mersin’de çalışmalar yaparken mütevazi ve polemikten uzak çalışıyorsunuz. Bu bir strateji mi?

 Mersin kardeşlik kentidir. Bu yüzden bu kente hizmet edecek olan insanın birilerini eleştirmek veya polemiğe girmek yerine hizmetine bakması lazım. Yarın başkan olarak seçildiği zaman herkesin yüzüne bakması lazım. Ben şimdi insanlarla kavga gürültü içerisinde çalışırsam bunun adı siyaset olmaz. Seçildiğimde ya ben o insanlara gitmeyeceğim ya da onlar bana gelmeyecek. Böyle bir yönetim ve siyaset bana ters geliyor. Evet yanlışa yanlış, doğruya doğru demek lazım ama bunu kavga ve polemikle değil, güzellikle söylemek lazım. Bu anlamda ben yapacaklarımı anlatıp bu kentin yarını için fikir alışverişi yapıyorum. Kavgalardan ve insanları dışlamaktan bıktık. Artık bunlara gerek yok.(Mersin Times)