Mersin İdmanyurdu

Kırmızı, Kan’ı lacivert, çeliğin ve ateşin mavisini anlatır. İşgal edilmiş tutsak edilmiş bir milletin birleşerek bağımsızlıklarını kazanmalarının simgesidir bu.
Mersin’in düşman işgalinden kurtuluşunda görev alan gençler Edip Burhan, İbrahim Yekta, İbrahim Biga, 23. Alay yaveri Üsteğmen Hasan Tahsin ve 20 arkadaşı 16 ağustos 1925 yılının bir yaz günü arkadaşlarıyla bir araya gelerek bir spor kulübü kurarlar. Amaçları Atatürk devrimlerini anlamış aklı hür sağlam kafalı gençler yetiştirmek, işgal günlerini unutturmamak ve gençliği tam bağımsızlık ilkelerine yöneltmek olacaktır.

10 bin nüfuslu sayfiye kentinin insanları bağımsızlık savaşını kazanmış, işgale direnmiş Cumhuriyet kurmuş gençlerin kurduğu takımı bağrına basar. az zamanda büyük başarılara tanıklık olunur. O yıllar Anadolu’nun yenilmez armadasıdır. Barış içinde bir arada yaşayan kentin insanlarının birliğinin simgesidir Mersin İdmanyurdu.

Kuruluşundan itibaren 1949 yılına kadar bölge birinciliğini kimseye kaptırmayan Mersin İdman Yurdu, 1944 yılında Ankara’da yapılan Türkiye Şampiyonası’nda üçüncü olma başarısı göstermiştir. 1963-64 sezonunda şampiyon olarak 2. Lig’e çıkan Mersin İdman Yurdu, 2. Lig’deki üçüncü senesinde profesyonel bir kadro oluşturarak şampiyon olmuş ve de ilk defa o yıl (1966–67) Lefter Küçükandonyadis öncülüğünde Türkiye 1. Ligi’ne çıkmıştır.

Kulüp, tarihinin ilk anlamlı kupası olan Başbakanlık Kupası’nı da aynı yıl Amatör Küme şampiyonu olan İzmir Denizgücü’nü 2–0 yenerek dönemin Başbakan Bülent Ecevit’ten almıştır. 1967 yılından itibaren aralıksız 7 yıl süreyle 1. Lig’de oynayan Mersin İdman Yurdu’nun bu dönemdeki en büyük başarısı 1969-70 sezonunu evinde oynadığı maçlarda mağlubiyet yüzü görmeden ligi 4. sırada bitirmesidir. Takım 1973-74 sezonunda 2. Lig’e düşmüş, 1975-76 sezonunda ise tekrar yükseldiği 1. Lig’de toplam 11 sezon boyunca mücadele etmiştir. Mersin İdman Yurdu, 1982-83 sezonunda evinde oynadığı 17 maçta kalesinde sadece 1 gol görerek bir sezonda kendi evinde en az gol yiyen takım olmuştur.

Kulübün tarihindeki en büyük başarılarından biri de Türkiye’yi Kupa Galipleri Kupası’nda temsil etmiş olmasıdır. 1982-83 yılında Türkiye Kupası finalde Fenerbahçe’ye elenerek kupayı alamamasına rağmen, Fenerbahçe’nin aynı yıl şampiyon olması ile Avrupa kupalarında mücadele hakkı kazanmıştır. Eleme maçında Spartak Varna takımına Mersin’de 0-0 ve deplasmanda 0-1’lik skorlarla elenen Mersin İdman Yurdu, o tarihten sonra düştüğü 2. Lig’den, 29 sene sonra 2010-11 1. Lig’i şampiyon tamamlayarak Süper Lig’e çıkmıştır, 2 sezonluk Süper Lig macerasından sonra 2012-13 Süper Lig’de ise 30.haftada Kardemir Karabükspor’a 1-0 mağlup olarak 1.Lig’e düşmüştür. Kırmızı-Lacivertli ekip yeni sezonla birlikte maçlarını 25 bin seyirci kapasiteli Mersin Arena Stadyumu’nda oynayacaktır.
Mersin idman Yurdu’nun tarihi başarılarla doludur. Ancak son yıllarda artan nüfusla birlikte İdmanyudu’nun yönetimine belediyeler etkin olmuş kulübün iç işlerine spordan anlamayan kişilerin etkin olmasını sağlamıştır. Kendi yağıyla kavrulan takıma hakketmeyen insanlar başkan seçilmiş buda mersin İdmayurdu’nun sonunu hazırlamıştır. İstiklal savaşının gazi takımı borçlar içinde çırpınırken bazı açıkgözlerin rant kapısı olmuştur.

Şimdilerde amatör lige pupa yelken giden takıma Hamit İzol ve arkadaşları dur demek için göreve gelmişlerdir.. Başarı kentin birlikteliğinden ve iyi yönetimden geçer.
Mersin İdmanyurdu’nu bu duruma düşürenleri biz biliyoruz. Yönetimi Ali Kahramanlı’dan alıp Hüseyin Çalışkan’a verenleri Hüseyin Çalışkan’dan alıp Ali Tekin’e verenleri Ali Tekin’den alıp Mahmut Karak’a verilirken sessiz kalanları tarih ve bu kent bu affetmeyecektir.

Zor günlerde bu takıma sahip çıkmak isteyen Hamit İzol ve arkadaşlarına ilk günden kent sahip çıkmıştır. Başarı birlikten barıştan ve iyi yönetimden geçer. Hatalardan ders alarak yeni bir planlamayla her şeye yeniden başlayabilir bu yönetimde bu ruh vardır.