MERSİN SAHİPSİZ Mİ?

Mersin, son 9 yıldır Balık Çiftliklerini tartışıyor. Bunu tartışırken, hiç kimse ekonomik bir faaliyet olan balık üretimini tartışmıyor. Üretim alanı ve biçimi tartışılıyor.
Özellikle Muğla sahillerinde yapılan kıyı balıkçılığının yarattığı kıyı kirlenmesi ve Turizm Tesislerin gördüğü açık zarar sonucu yargıya kadar uzanan süreç belleklerimizde duruyor.

Daha önce Muğla sahil ve koylarında yapılan Balıkçılığın yargıya takılmasından sonra, 2008 yılında Mersin sahilleri yeni uygulama alanı seçilmişti.
O günlerde yaşanan yoğun tepki sonucu ertelenen uygulama, bu yıl yeniden hortladı.

Mersin, 1/100 000 ölçekli Çevre düzenini yeni yaptı. 03.04.2017 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da onayıyla yürürlüğe giren MERSİN-ADANA PLANLAMA BÖLGESİ 1/100.000 ÖLÇEKLİ ÇEVRE DÜZENİ PLANI REVİZYONU PLAN HÜKÜMLERİ8.33- SU ÜRÜNLERİ ÜRETİM ALANLARI 8.33.1- başlığında “ (TURİZM ALANLARI, YERLEŞME ALANLARI, KIYI YAPILARI, KORUNAN ALANLAR VB.) OLASI OLUMSUZ ETKİLERİNİN ÖNLENMESİ İÇİN MESAFE, AKINTI HIZI, AKINTI YÖNÜ, DERİNLİK VB. KRİTELERİN GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMASI ESASTIR.” Denilmektedir.

Bu açık hüküm ışığında, Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.10.2017 tarihli oturumunda 959 sayılı temenni kararında “Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı’nca yapılan değerlendirmede; balık çiftlikleri kurulacak olan alanlarda çevreye vereceği zararlar, doğa koruma alanları, turizm geliştirme alanları, turizm faaliyetleri, tesis sayısı ve kümülatif kapasitenin dikkate alınması ve Sivil Toplum Örgütleri ile Mersin Halkının gösterdiği tepki nedeni ile İlimizde balık çiftliklerinin kurulmaması yönünde temenni kararı alınmasına” denilerek alınan karara rağmen, bunu hiçe sayan şirket, fiili durum yaratarak çiftliklerini kurmaya devam ediyor.

Şirket, fiili durum yaratırken, dayandığı önemli bir güç olmalı. Bu güç her kimse bir gün geri geri tepecektir. Çünkü Mersinliler olarak bu fiili duruma rıza göstermiyor ve idareyi göreve çağırıyoruz.

Çünkü Balık çiftliklerinin konuşlandırılıp fiili durum yaratılan alan, bir yanında bundan 3200 yıl önce aynı anda 274 gemiyi onarabilen dünyanın ilk tersanesinin bulunduğu Dana adası ve diğer yanında ise Kargıcak Turizm Bölgesi yer almaktadır. Ayrıca Fok balıkları koruma alanı.

Dünya da gelişen trend, Balık Çiftliklerinin kıyıları kirletme potansiyeline karşı, açık denizlerde, derin deniz balıkçılığına yönlendirmektedir. Açık denizlerde kafes balıkçılığı biraz pahalıdır. Ancak kıyılarımızda ucuz değil.

Fiili durum yaratan Balık Çiftliklerinin sahipleri bir yandan Radyoları gezerek Balık Çiftliklerinin ne kadar çok istihdam sağladığını anlatırken, diğer yandan gazetecileri alana götürerek Balık Çiftliklerinin faziletini anlatmaktadır. Bunları yaparken geçmişte yaşananların unutulduğu sanılıyor. Halbuki arşivler bunun şahidi.
Ben bura da sözü arşivlere bırakmak istiyorum.
Radikal.com.tr Bozburun’un derdi çiftlikler 14/08/2005 02:00
Marmaris’in Bozburun beldesi, balık çiftliklerinin tehdidi altında. Belediye Başkanı Salih Taşkın, “Çiftlikler nedeniyle deniz kirleniyor. Yosunlaşma artıyor. Turizmimiz kötü etkileniyor” diyor. BM’nin raporları da başkanı doğruluyor. Halk da dertli: Pansiyoncu Nail Ünlü: “Denizin rengi değişiyor.” Restoran sahibi Selçuk Bozçağa: “Burada fazla nüfus ve sanayi yok, tek kirlilik nedeni çiftlikler.” Haber: İBRAHİM GÜNEL / Arşivi

16 Ağustos 2005, SalıEMRE AKÖZ Balık çiftlikleri
Önce şunu kabul edelim: Balık çiftliklerine ihtiyacımız var. Çünkü denizden avlanan balık miktarı özellikle büyük kentlerde yaşayan milyonlara yetmiyor. Tabii, “Canım balık yemesek olmaz mı, et ve tavukla yetinelim” diyenler çıkabilir. Onlara balığın sağlık açısından gayet yararlı bir besin olduğunu hatırlatırım.
Evet balık çiftlikleri olmalı… Ama nasıl? Radikal gazetesi pazar ve pazartesi günleri özellikle Marmaris ve Bodrum civarındaki balık çiftliklerini gündeme taşıdı. Eleştiriler, yakınmalar ve bunlara verilen cevaplar gazetede yer aldı.
Mesela bir çiftlik sahibi, “Denizi biz değil insanlar kirletiyor” demiş. Benim gözlemim ise böyle değil.

Biz üç yıldır tatil için Marmaris Bozburun’a gidiyoruz. Daha önce yazmıştım: Sabrinas Haus adlı küçük bir otelde kalıyoruz. Onun hemen yanında Orfoz adlı bir lokanta var. Hem Sabrinas’ta, hem de Orfoz’da iki yıldır balık çiftliklerini konuşuyoruz. Sabrinas’ın sahipleri Aynur ve Tobias Knörle ile Orfoz’un sahipleri Güneş ve Selçuk Bozçağa balık çiftliklerinden yakınıyor.
Haklılar da!
Çünkü rüzgâr belli bir açıdan esmeye başlayınca o tertemiz denizin üstü köpükle doluyor. Sanki birisi deterjan dökmüş gibi…
Geçen yıllarda Bozburun’dan çıkıp otomobille Söğüt köyüne giderdik. Bu kez değişiklik yaptık ve kiraladığımız bir motora bindik. Nihat kaptan ‘pata pata’ sesleri arasında bizi Söğüt’e götürdü.
Bu yolculuğun bir bölümü gerçekten vahimdi. Balık çiftliklerinin bulunduğu bölgeye yaklaşırken deniz Haliç’e, hem de Haliç’in eski haline benzemeye başladı. Akdeniz’in o muhteşem berraklığı, lacivertliği bitti. İğrenç bir bulanıklık başladı. Değil yüzmek, o sulara bakmak bile insanın midesini bulandırıyor.

Çevreyi çok iyi bilen, tecrübeli, eski sünger avcısı Nihat kaptan “Bu kirliliğe yolaçan balık çiftlikleridir” dedi. Bana inanmıyorsanız, ona inanın. Olmadı, Bozburun Belediye Başkanı Salih Taşkın’a kulak verin: “Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü öğretim üyelerinden Doç. Erdoğan Okuş bölgeyle ilgili bir rapor hazırladı. Buna göre yosunlaşma artıyor. Deniz çayırları yok oluyor.”
Balık çiftlikleri bu haliyle çalışmaya devam ederse yakında kimse Bozburun civarına gitmez. Ne yerli turist gelir, ne de yabancı. Halbuki turizm bölgenin en önemli gelir kaynaklarından biri. Denizi kirletmek kolaydır, temizlemek ise zor.
O halde tekrarlayalım: Balık çiftlikleri gereklidir. Ancak turizme darbe vuran, denizi kirleten, ekosistemi bozan balık çiftlikleri kabul edilemez. Bunların en kısa zamanda uygun yerlere taşınması gerekiyor. Tabii bu iş çiftlik sahiplerini mağdur etmeden yapılmalı.

Doğal güzellikleri mahvederek gittiler :26.01.2010, 19:05 ADEM ÜLKER (MARMARİS)
“Marmaris’in Bozburun beldesinde bulunan 9 balık çiftliğinden 8’i Çevre ve Orman Bakanlığı’nın kararıyla Bodrum yakınlarındaki Salih Adası açıklarına taşınırken, çoğunun enkazlarını denizin dibine bırakarak gittikleri ortaya çıktı. Bozburunlu dalgıçlar ve balıkçılar, bölgede dalış yaparak deniz dibini görüntülerken şaşırtan manzarayı belgeledi”.

Sığacık körfezindeki balık çiftliklerine yargı freni
Giriş Tarihi:06.11.2011, 19:41 Güncelleme Tarihi:07.11.2011, 11:58 MUSTAFA KARABULUT (SEFERİHİSAR)
“İzmir 4. İdare Mahkemesi, Seferihisar Sığacık körfezinde kurulması planlanan orkinos balık çiftliklerine yönelik ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Olumlu Kararı’nın yürütmesini durdurdu. Mahkemenin bu kararı, çevrecilerin ısrarcı şekilde eylemler yaptığı Seferihisar’da çifte bayram sevinci yarattı. Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Bu, Seferihisar’ın haklı ve büyük bir zaferidir” dedi.

Abdullah Ayan abdullahayanYayın tarihi19 Nisan 2008
“ 13 Mayıs 2007 tarihine kadar kıyılardan açığa taşınmalarını talep etti..
Bu kararın ardından o güne kadar işin peşine düşmeyen Muğla Çevre ve Orman İl Müdürlüğü, kıyıda bulunan ve ÇED raporu bulunmayan 126 balık çiftliği hakkında kapatma kararını aldı”…
“Bakanlık yetkilileri işin peşini bırakmadı” ve Üst Kurulu da Danıştay 6. Dairesi’nin aldığı yürütmeyi durdurma kararını bozdu. Karar üzerine kıyıda bulunan ve gerekli kriterlere uymayan 126 balık çiftliğinin idam fermanı anlamına gelen kapatma kararları Muğla Çevre ve Orman İl Müdürlüğünce işletmelere tebliğ edildi”

Son söz. Balık Çiftlikleri, Balık üretimi ekonomik bir faaliyettir. Buna karşı çıkmıyor hatta destekliyorum. Ancak Dünyanın eriştiği seviye de ve çevrenin korunması şartıyla.