CHP BAŞARABİLİR Mİ?

Hükümetin belirlediği gündemin peşine takılarak cevap yetiştirmeye çalışan CHP, referandum sonuçlarıyla birlikte, çıkan ‘hayır’ oylarına güvenerek gündemi belirleme siyaseti gütmeye başladı.

Adalet yürüyüşüyle Türkiye ve dünya kamuoyunun dikkatlerini üzerine çeken CHP, Zarrab olayı ve yolsuzluklarla gündemde kalmaya çalışıyor. Bu defa hükümet savunmaya geçince tartışmanın boyutu da endazesi de kaçmaya başladı. Ağır hakaretler, karşılıklı suçlamalar, görevden almalar, boyunlara ip geçirmeler derken Kudüs olayları gündemi değiştirdi.

CHP öncelikle hükümete laf yetiştireceği yerde; ekonomide, eğitimde, sağlıkta ne gibi politikalar geliştirdiğini, iktidara aday olabilmek için ne yapması gerektiğinin peşine takılmalı.

Her gün laf üretip, laf yetiştirmekle iktidar olunmuyor… Halka dönerek ne yapması gerektiğini sorgulamalı ve yaklaşan seçimlerde nasıl bir strateji geliştireceğinin peşine düşmelidir.

Yerel yönetim seçimleri yaklaştıkça CHP içten içe kaynamaya başladı. Mersin için aday adayları her gün değişik toplantılarda, açılışlarda, ofis sohbetlerinde kıyasıya bir yarış içine girdiler.

Genel başkanın başdanışmanı olarak ileri sürülmeye çalışılan eski bakanlardan İstemihan Talay, ‘seçim ofisimin açılışına gelmezse istifa ederim’ söylentileriyle öne çıkan halen milletvekili Serdal Kuyucuoğlu, genel merkezle ters düşmesine rağmen yerel gücüne güvenerek dolaşmaya başlayan milletvekili Fikri sağlar, kenardan kıyıdan, ara sıra ‘beni de unutmayın’ diyen milletvekili Aytuğ Atıcı, milli olduğu kadar genç ve dinamik yapısıyla Ankara siyasetini bırakarak Mersin’e hizmet etmek istediğini ileri sürerek çalışmalarını başlatan Selçuk Dereli, ekonomik gücüne, mütevaziliğine, efendiliğine güvenerek çok yoğun bir performans göstererek yoğunlaşan eski milletvekili Vahap Seçer ve kimsenin beklemediği arka sokaklarda ismi kuvvetlice tartışılan ve aday adayları arasında gösterilen eski milletvekili İsa Gök var.

Ha bu arada İl Başkanı Abdullah Özyiğit de var.  ‘Döner döner sonunda bana iş döşer’ düşüncesini de göz ardı etmemek lazım. Siyaset böyle işliyor.

CHP’nin işi gerçekten çok zor. Bu kadar siyaset ustasının içerisinden birini seç bakalım. Herkes milletvekilliği yapmış ya da şu anda milletvekili durumunda ya da parti yöneticisi…

Açıkça söylemek gerekirse, CHP elini çabuk tutmaz da adayını şimdiden belirlemezse, işi çok zor olur. Bir müddet sonra atışmalar, karalamalar, itibarsızlaştırma başlayabilir. Buna örnek gerekirse; 2004 seçimleri herkesin hafızasında. “CHP’nin dinozorları MHP’ye çalıştı” diye manşetler atıldı. Zira Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, bir ziyaret esnasında gazetecilerin bir kısmıyla yaptığı sohbette, “CHP’liler de bana oy verdi” diyerek bu tartışmaları teyit eder nitelikte konuşmuştu.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mersin çıkarması istenilen sonucu veremedi. Ne için geldiği, ne yapmak istediği pek anlaşılamadı. Belki de zamanlama hatasıydı. Narenciye çalıştayı denildi, muhtarlarla toplanıldı. Evet, bir de kentin STK ve akil insanlarıyla daraltılmış bir toplantı yaptı. Umarım iyi sonuçlar çıkarır…