“OKYANUSLARI AŞIP DEREDE BOĞULMAMALIYIZ”

Kalkınma Bakanı Elvan ve Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanı Özlü’nün Mersin temasları ile ekonomik gelişmeleri değerlendiren MTSO Başkanı Aşut, “Son 10 yıldır sürekli ifade ettiğim ve demeçlerimde sıklıkla vurguladığım bir şey var: Doğu Akdeniz ve hinterlandı Türkiye’nin yeni Marmara’sı olmaya adaydır. Türkiye’nin yeni ekonomi ve endüstri bölgelerine ihtiyacı vardır. Türkiye’nin tüm sanayisini Marmara’ya toplaması akılcı değildir ve riskleri vardır” dedi.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Kalkınma Bakanı Elvan ve Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanı Özlü’nün Mersin temasları hakkında konuştu. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Akdeniz Bölge Toplantısından çıkan sonuçları değerlendiren Aşut, “Doğu Akdeniz ve hinterlandının gücü ortaya çıktı” vurgusu yaptı.

“Öncelikle, ‘Mersin İş Dünyası Başarı Ödülleri Töreni’ ile başlamak isterim” diyen Aşut, “Aslında daha önce Odamız öncülüğünde yaptığımız ‘Vergi Ödül Töreni’ne bazı yeni kategoriler ekleyerek düzenlediğimiz bir tören oldu. Bu sene kurumlar ve gelir vergisi dışında, en çok ihracat yapan, en çok istihdam yaratan, Serbest Bölgemizde en çok işlem yapan firmalarımızı da onurlandırmak ve bu ödüllerle motive etmek istedik. Çünkü bu sıkıntılı dönemlerde yapılan şeyler gerçekten küçümsenecek şeyler değildir. Böylesi küresel ve bölgesel sorunların ortasında üretmek, istihdam yaratmak, zor pazarlarda ihracat yapmayı başararak, katma değer yaratıp vergi vermek büyük bir başarıdır. Bu anlamda ben ödül alan tüm firmalarımızı kutluyorum.” dedi.

“MERSİN’İ ULUSLARARASI OLUŞUMLARA ENTEGRE ETTİK”

Aşut, “Her zaman ifade ettiğim bir şey var; ülkemiz 2008 küresel finans krizinden sonra küçülen dünya ekonomisinin olumsuz etkilerine maruz kaldı. Ardından Arap Baharı’nın olumsuz etkilerine maruz kaldı. Pazarlarımız sıkıntıya girdi. Ardından ülke içinde dış destekli terör oyunları ile Türkiye’de bir iç sıkıntı yaratılmak istendi. Daha sonra Suriye’deki savaş pazara giden yollarımızı kapattı. Ve bunlar yetmezmiş gibi üstüne dış destekli ihanet girişimi olan bir darbe teşebbüsü yaşadık. Yani, 10 yıldır kafamızı kaldırmamıza izin verilmedi. Tüm bu sıkıntılı süreçte iş dünyamız 1 milyon 750 bin girişimciye ulaşabildiyse, hala İtalya ve Çin arasında en büyük sanayi ülkesi isek, hala üretiyorsak, ihracat yapabiliyorsak ve bunu kaliteli şekilde yapıyorsak, bunun arkasında iş dünyamızın bu başarısı vardır, Türk girişimcisi vardır. Elbette kamu ve özel sektör işbirliğindeki uyum, ortak çalışmalar, hükümetimizin doğru ekonomik reform paketleri ve siyasi istikrar bu başarının temel payandalarıdır. Mersin her zaman, bu işbirliklerinin en istekli ve en uyumlu ortağı olmuştur. Mersin olarak bu sıkıntılı süreçte şikayet etmedik. Devletimizden bedava arsa istemedik. Teşvik veya para istemedik. En küçük firmamızdan, en büyük firmamıza kadar ürettik, istihdam yarattık, ihracat yaptık, yeni pazarlar bulduk, Mersin’i uluslararası oluşumlara entegre ettik. Daha da önemlisi; vergi verme oranı ve miktarı ile hep en üstteki illerden olduk. Ülkemizin zenginliğinin önemli bir parçası olmakla gurur duyduk. Bu anlamda bu ödülleri hak eden firmalarımız gerçek anlamda gurur kaynağımızdır” şeklinde konuştu.

“DOĞU AKDENİZ VE HİNTERLANDININ GÜCÜ ORTAYA ÇIKTI”

Katma değer sağlayan yatırımlara daha toleranslı davranılmasını isteyen Aşut şunları kaydetti:  “Diğer önemli organizasyon ise Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgemizde gerçekleşmesi planlanan Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Akdeniz Bölge Toplantısıdır. Mersin ve bölge sanayimizin buluşmasıdır. Mersin, Adana, Osmaniye Hatay, Kahramanmaraş ve hinterlandımızdaki Gaziantep, Kayseri, Konya, Karaman ve Aksaray sanayisi Mersin’de bir araya geldi. Doğu Akdeniz ve hinterlandının gücü ortaya çıktı. Son 10 yıldır sürekli ifade ettiğim ve demeçlerimde sıklıkla vurguladığım bir şey var: Doğu Akdeniz ve hinterlandı Türkiye’nin yeni Marmara’sı olmaya adaydır. Türkiye’nin yeni ekonomi ve endüstri bölgelerine ihtiyacı vardır. Türkiye’nin tüm sanayisini Marmara’ya toplaması akılcı değildir ve riskleri vardır. Ekonominin ülke çapında homojen yayılması zenginliğin ve gelir dağılımının da adil dağılması demektir. Bu aynı zamanda toplumsal bir konudur. Göçlerin nedeni bu gelir dağılımın homojen olmamasıdır. İşte Marmara dışında oluşacak yeni endüstri ve ekonomi bölgesi için en potansiyel yer Doğu Akdeniz ve hinterlandıdır. Bu bölgede Türkiye’nin iki önemli limanı var. Yani, ülkenin ihracat ve ithalat kapısı bu bölgede. Marmara’dan sonra en büyük dış ticaret hacmi bu bölgede. Türkiye’nin en büyük lojistik gücü bu bölgede. 25 devlet ve vakıf üniversitesi ile bilginin üretildiği bir bölge. 30’a yakın OSB’nin olduğu 10’a yakın Teknoparkın olduğu bir teknoloji ve sanayi bölgesi. Serbest Bölgesiyle, tarımda liderliğiyle, vasıflı insan kaynağıyla lider bölgelerden biri. Yani, aslında gereken şey küçük bazı dokunuşlar… Bu konuda en büyük eksiklik sanayi yatırımları için arazi üretmede yaşanan sıkıntılardır. Bakanlığın ülke vizyonu için onay verdiği bir projeyi ne yazık ki yerel mercilerden geçiremediğimiz durumlar oldu. İlgili otoritelerin, istihdam yaratan, ihracatla katma değer yaratan ve toplumsal refahın üreticisi olan yatırımlara karşı daha toleranslı olması gerekmektedir. Yani, yatırımlarda okyanusları aşıp derede boğulmamalıyız. Sayın Bakanlarımızın katkılarıyla bu sorunların çözümünde daha fazla yol alacağımızı umuyoruz.” (Mersin Times)