MERSİN SİYASETİ ISINIYOR…

Mersin son haftalarda seçim kokusunu almışçasına hareketlenmeye başladı. İktidar ve ana muhalefet bu konuda daha hızlı. MHP ise, İYİ Parti’nin korkusuyla kendi iç problemleriyle uğraşıp duruyor. HDP ise sessiz sedasız pusuda bekliyor.

Özellikle AK Parti’nin iktidar olmasına rağmen, Mersin’de bir türlü dikiş tutturamadığı görülüyor. Parti kendi içinde hesaplaşmalar, kavgalar, emir yağdırmalarla meşgul olunca halkı yine es geçiyor. Halkın sorunlarından çok, ‘kimi nasıl nereye taşırız’, ‘atamasını yaparız’, ‘kimi suçlarız’ın avuntusuyla zaman harcıyor. AK Parti’nin eski ruhu, heyecanı kalmamış gibi…

Bakan adeta çembere alınmış. Geldiğinde etrafında korumalar, partililer, tanıdık çevreler ve görüntü verme meraklılarıyla sarılıyor. Kentin sıkıntıları, vatandaşın bitmeyen çilesi, sanayicinin zor durumda oluşu unutulmuş sanki…

Vatandaşın taleplerine ‘hayır’ demek bir gelenek oldu sanki.

Geçmiş dönemlerde Bakan Zafer Çağlayan bütün teşkilatı peşinden götürüyor, dinamizm katıyor ve Partilileri halkla buluşturuyordu. Şimdi ise, Bakan Lütfü Elvan adeta engellenmeye çalışılıyor. Hele bir de çakma AK Partililer ön plana çıkınca işler daha da bozuluyor.

Sayın Bakan Lütfü Elvan’ın önümüzdeki yıl da açılışlarını yetiştirmeye çalıştığı Mersin Antalya devlet karayolu, Çukurova Hava Limanı gibi projelerle Mersin’e güç katmaya çalışırken, teşkilatın rehaveti yaratılan bu hizmet başarılarını gölgeleyebilir.

CHP daha hareketli ve dinamik bir yapıda yoluna devam ediyor. Delege seçimleri, ilçe kongreleri, etkinlikler, buluşmalar ve çalıştaylarla iddialı olduğunu hissettirmeye çalışıyor. CHP’nin en büyük eksiği adaylarını belirlemede gecikmesi, bu durum başına yine iş açacağa benziyor…

Bu gecikme siyaset arenasında dinazorlaşan politikacıların hırsı… Aday adayları sağa sola ‘saldırmaya’ başladılar. Hergün STK’lar ve kentte etkili kimlikleri ziyaretleri eksik olmuyor. Şu anda yoğunluklu olmasa bile, kendi aralarında yıpratma siyasetini geliştirmeye başladılar. Aday adaylarının kendileri yapmasa bilir, yandaşları tarafından fısıltı gazetesi tarzında işlemeye çalışıyorlar. Bu da CHP’nin en büyük açmazı. Eğitim, spor gibi konularda çalıştaylar düzenlemesi ise CHP’nin önümüzdeki seçimleri çok ciddiye aldığının göstergeleri gibi geliyor bana.

MHP ise, Bahçeli’nin tutum ve tavrını bekler konuma girdiği için, hükümetle ilgili her hangi bir açıklama girişiminde bulunamıyor. Kendi parti içi meselelerini çözmenin yanında Meral Akşener’in performansına göz dikmiş durumda. Baraja takılma korkusu, gizli “İYİ”ciler, Belediyenin hissedilmeyen çalışmaları MHP’yi kara kara düşündürüyor. Burhanettin Başkanın tekrar aday gösterilip gösterilmeyeceği, Hamit Tuna’nın Büyükşehir özlemi, gizli hesaplaşmalar, Büyükşehir üzerindeki kara bulutlar işlerin ne tarafa savrulacağı belirsizliğini yaratıyor.

İYİ Parti ise rüştünü ispatlamamış durumda ve herkes beklenti ile merak içinde. Mersin’de ve Türkiye genelinde ilgi uyandırmaya devam ediyor. Kendisiyle birlikte MHP’yi de baraj riskiyle karşı karşıya getirmiş durumda. Mersin’de pek varlıkları hissedilmiyor.

HDP ise kendi mecrasına çekilmiş gelişmeleri takip ediyor. HDP’nin önceliği Genel Başkanlarının ve milletvekilleriyle birlikte belediyelere atanan kayyumlar ve doğuracağı sonuçlar olarak görülüyor

Siyaset kızıştıkça biz de gelişmeleri kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz. Ülkemizin geleceği, demokrasisi için hayırlı olan ne varsa onu işlemeyi ilke edineceğiz. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.