Hayatta herşeyin bir öyküsü var…

Geçen günlerde Hamit İzol’un ROZA adlı kitabının imza gününe katıldık…

Roza bu coğrafyada yaşanmış bir kızımızın adı… Yaşanmış bir öykü…
Bu öyküyü İzol çok iyi tespit edip roman haline getirmiş.

Yaşadığımız coğrafya derin acıları, sevinçleri, başarı ve başarısızlıkları aşkları çok olan bir coğrafya…
İzol heyecanlıydı o gün, nasıl olmasın ki?

Feodal ilişki geleneklerine ta Ankara’ya okumaya gittiği günlerden beri karşıydı.
Ağanın genç oğlu, barışseverdi, haksızlıklara karşı çıkan, doğru düşünmeye çalışan küçük parçacıkları birleştirerek büyük resmi görmeye çalışan bir yapısı vardı, o geleneklerin yazdığı kader öyküsüne karşı çıkan değiştirmeye çalışandı.

İmza gününün ilk konuşmasını Yörüksüt Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Öz yapar. Ramazan Öz, 1992 yılında Mersin’e yerleşen, ailenin mandıracılık geleneğini sürdürmek isteyen ve bunun için küçük bir tesis kuran genç bir girişimcidir.

Yörük Süt’ün kuruluşu da gelişimi de bir öykü aslında. Başarı ve gelişim öyküsü, üretmeyi isteyen bir ailenin inancının öyküsü…
Hızla değişen dünyada, ayakta kalmanın büyümenin kuralları vardır, bazen kurallar yetmez çevre sizi etkiler.
Ramazan Öz ilk tabelalarını astıkları günkü heyecanını anlatırken, halen ilk günkü gibi heyecanlıydı. Bu heyecan dahada büyüyeceğinin habercisidir.

Sosyal projlerlede öncü olan Yörüksüt, tüm çalışanlarına ROZA kitabını dağıttı. bizde heyecanlıyız, kitap okuma oranının çok düşük olduğu ülkemizde, bir fabrika sahibinin okumayı özendirmeye çalışması, buna öncülük etmesinin kutsiyeti tartışılmazdır.

Tabi, sadece üretmek büyümek yetmiyor. Ülkenin kentin değerlerine sosyal yönden sahip çıkmakta büyümenin, doğru büyümenin kuralı.

Hamit İzol’un Roza’sına sahip çıkmak,

Bölgenin kaderine, kadının kaderine, feodalizme karşı çıkmak aslında….

Yörüksüt yeni süt markamız, soframızdaki en değerli konuğumuz, Roza ise bizim canımız.