Çin’de bisikletin yeniden doğuşu, dünyayı saran yeni trend…

Mao Zedung’ un bisikleti “mükemmel halk aracı” olarak nitelendirmesi boşuna değil…

Halk aracıdır çünkü, Çin’ de herkesin kesesine uygun bisiklet edinmesi mümkün. Örneğin 100-150 yuan verip (100 yuan=yaklaşık 55 TL) işinizi görecek sağlam bir bisiklet alabilirsiniz.

Mükemmeldir çünkü, kolay kolay arızalanmaz, akaryakıt istemez, bakımı kolaydır ve kaslarınızı çalıştırdığı için hem gideceğiniz yere ulaştırır hem de egzersiz yapmış olursunuz. Çevreye dost olması da cabası…

Özellikle de 21,5 milyon milyonluk Pekin, 25 milyonluk Şanghay gibi çoğu ülkeyi nüfus olarak katlayan devasa metropollerde yaşıyorsanız, trafik çilesine ve havayı yaşanamaz hale getiren kirliliğe karşı da çok etkili, hatta en etkili çözüm.

Durum böyle olunca ülkede geçmişten beri bisiklet en önemli ulaşım aracı olarak öne çıkıyor.

Bugün 1,4 milyar nüfusa sahip Çin’ deki hane sayısı yaklaşık 440 milyon ve ülkedeki hanelerin %65’i bisiklet sahibi. Bu ise neredeyse 290 milyon bisiklet demek.

Küresel rakamlar da bunu onaylıyor. Örneğin yıllık dünya bisiklet üretimi 2016′ da 105 milyon olarak gerçekleşti ve dünya üretim ve ihracatında en büyük pay Çin’ in…

Çin tek başına dünya bisiklet ihracatının %34′ ünü yapıyor. Buna %20 pay alan Tayvan’ ı da eklersek Çin ve yavrusu dünya pazarının yarısından fazlasına hakim…

Yukarıda verdiğim bilgiler genel bir tabloyu özetlemekten ibaret…

Gelelim asıl mevzua…

Bisikletin anlatmaya çalıştığım onca avantajına karşı her güzellik gibi bir kusuru var.

Bisikleti yanınızda çanta niyetine taşıyamayacağınız gibi, motorlu bir araç gibi kilitleyerek güvenlik altına alma şansınız yok. Çocukluğumuzda bir zincirle elektrik direğine, ağaca bağlardık artık onca bisikleti kilit altına almak ta zor. Özellikle de on milyonlarca nüfusun yoğun biçimde yaşadığı büyük Çin metropollerinde…

Bu nedenle 1960 ve 70′ lerde hayli popüler olan bisiklet, Çin’ in dünyaya açılması ve otomobilin yoğun biçimde kullanılmasıyla bir ara yollardan çekilir gibi oldu.

Ancak bilişimin gelişmesi, internet ve akıllı telefonların hayata daha fazla girmesiyle efsanevi araç bambaşka biçimde yeniden geri döndü.

Hem de ne dönüş…

Vizyoner arayışlara giren Çin’ li yatırımcılar; navigasyon, akıllı telefonlara indirilen yazılımla bağlantılı kilit sistemlerini bir araya getirip bisiklete entegre ederek günümüz insanına ve ulaşım gereksinimine cevap veren pratik uygulamayı hayata geçirdi.

Sistemi özetlemeye çalışayım; Çin’ in büyük tüm kentlerinde yaygınlaşan bisiklet kiralama şirketlerinin yazılım uygulamasını akıllı telefonunuza indiriyorsunuz. Uygulama sizin nerede olduğunuzu tespit etmekle kalmıyor, size en yakın noktadaki bisikletin yerini de gösteriyor. Abone olmak için belli bir depozito yatırıyor ve üye oluyorsunuz. Üye olduktan sonra uygulamadan rezervasyon yapıyorsunuz. Telefonunuza bir QR (karekod) okuyucu geliyor. Aynı anda işaretlediğiniz yerdeki bisiklet te o QR’ a kilitleniyor. Kullanmak için bisiklet parkına gittiğinizde telefon ekranındaki QR (karekodu) okutarak bisikletin elektronik kilidini açarak dilediğiniz yere gidiyor, hedefinizdeki en yakın noktaya bisikleti bırakıyorsunuz. Otomatik kilitlenen bisiklet yeni müşteriyi beklemeye başlıyor.

Aslında bisiklet parkları ve bisikleti bir yerden alıp başka yere bırakma uygulaması yeni değil. Avrupa’ da pek çok kent belediyesi benzer hizmeti uzun zamandır veriyor.

Yeni olan cep telefonuyla size en yakın yerdeki bisikleti rezerve edip, gittiğiniz anda bisiklete telefona gelen kare kodu okutup binme…

Çin’ de akıllı telefon uygulamasıyla bisiklet kiralama hizmeti yakın zamanda başlamasına rağmen otuz civarında girişimci bu işe el attı. Ancak bunların arasında öne çıkan ve agresif rekabeti deyim yerindeyse birbirinin gözünü oyacak kadar şiddetlendiren iki şirket öne çıkmış durumda.

Bunlar; MoBike ve Ofo…

MoBike sahneye Ofo’ dan önce çıktı ve bu alanda ilk. Ama Ofo kısa zamanda öylesine bir çıkış yakaladı ki, ikili bir anda sadece Çin değil, dünyanın pek çok kentinde rekabete girmeye başladı.

MoBike kullanıcıların hoyratlığını göz önüne alarak, normallerinden çok daha dayanıklı ve o nedenle de hayli pahalı bisikletlerle (350-400 dolarlardan söz ediliyor) pazara girerken Ofo 35 dolarlık çok daha ucuz bisikletleri tercih etti.

Ofo bu ucuz bisikletlerin verdiği avantajla park yerleri dışında dilediğiniz yerde de bırakacağınız ve bir başkasının uygulamayla bulup, kare kodla kilidi açıp binebileceği çok daha avantajlı yeni bir sistemi bugünlerde hayata geçirmekte.

İki şirketin rekabeti sonucu, 2017′ de Çin’ de eskiden yarım yuan olan yarım saatlik kullanım paketi bugünlerde bedava olarak veriliyor.

Peki onca yatırıma rağmen bisiklet kullanımını nasıl bedava yaptılar? Şeytan bunun neresinde? Soruları akla gelebilir.

İki şirketi izleyen uzmanlara göre şirketler 300 yuan depozitoları bir araya getirip devasa bütçelere kavuşuyor ve bu paraları farklı alanlarda değerlendirme şansını elde ediyor.

Örneğin 2017 Mayıs ayında 100 milyon kullanıcıya hizmet verdiğini duyuran MoBike’ nin depozito sayesinde kasasında 450 milyon dolar ve OFO’ nun aynı yöntemle son bir yılda 215 milyon dolar topladığı düşünülürse, yabana atılmayacak bir finans kaynağı söz konusu.

Bir başka olasılık ise bisiklete nerede bindiğiniz, nereye gittiğiniz, yaşınız ve daha pek çok kimi özel, kimi genel bilgi şirketlerin yapay zeka havuzlarına aktarılıyor ve milyonlarca kullanıcının alışkanlıklarıyla ilgili inanılmaz bir data birikiyor. Günümüzde alışkanlıkları ortaya koyan bu tür datalar da milyarlarca dolar değerinde.

MoBike ve Ofo son aylarda Çin dışında pek çok kentte birbiriyle amansız rekabete tutuşmuş durumda.

İlk yarış bu yıl önce Singapur ardından Tayland’ ta yaşandı.

Yarışı tıpkı Singapur’da olduğu gibi Tayland’ da da ilk etapta MoBike kazanır gibi oldu. Ama hemen ardından Ofo Bangkok Üniversite kampuslarına 6000 bisikletle giriş yapıp, deneme amaçlı olarak öğrencilere bedava kullanım olanağı verdi.

Çin genelinde 100 milyon aboneye 7 milyon bisikletle hizmet veren ve günde 25 milyon müşterilik ciroya ulaşan MoBike önde ama Ofo’ nun ortaya koyduğu performans parmak ısırtan türden.

Alibaba’ dan 700 milyon dolarlık finansman desteği sağlayan ve karşılığında büyük olasılıkla havuzunda biriken bilgileri paylaşacak olan Ofo, sırtını Alibaba’ ya dayayınca vites büyülttü. 2017 sonunda 7 ülkenin 170 kentinde 8 milyon bisikletle ulaşım hedefini şimdiden yakaladı. 2018′ de ise hedef 20 ülke ve 200 kent

Bu doğrultuda ben makaleyi kaleme alırken Ofo, Rusya’ da benzer faaliyetlerde bulunmak için çabalayan Velobike ile işbirliği anlaşması imzalayarak gelecek yılın baharında Moskova’ da hizmet vermeye başlayacağını duyurdu.

Sadece bu da değil. Moskova açıklamasının yapıldığı basın toplantısında şirketin Çek Cumhuriyeti, İtalya, Hollanda piyasalarına da açılacağı duyuruldu.

İtalya demişken, zaten bisiklet kullanım alışkanlığı olan ancak park yerine bisiklet kilitlemenin zorluğu nedeniyle yaygınlaşamayan eksi yöntemin aksine kare kodu taramasıyla dijital ortamda pratik olan sistem Ofo’ dan önce MoBike tarafından Floransa belediyesine benimsetildi. Tümü turuncu jantlara sahip olduğu için tüm halkın dikkatini çeken bisikletlerin 8 bin adetlik ilk partisi şu anda  Floransa bisiklet yollarını süslemeye başladı bile.

Floransa belediyesiyle MoBike arasında yapılan anlaşma gereği bisikletlerin yarım saatlik kullanımı 0,3 Avro olarak belirlendi.

Bisiklet kiralamayı internet ve akıllı telefonlar sayesinde eskiye oranla akıl almaz biçimde kolaylaştıran bu Çin’ e özgü sistemin yakında tüm dünyayı etkisi altına alacağı yadsınamaz gerçek olarak karşımıza çıkıyor…

Türkiye bu gelişmelerin neresinde derseniz?

Şimdilik hiç bir yerinde ama bu ülke girişimcisinin küresel trendlere öncülükten çok, takip etme ve yakalama özelliklerini göz önüne alırsak, yakındır diyelim.

Tabii ondan önce bisiklete binecek yollara kavuşma koşuluyla…