Yörük Kültürünün Tanıtımı İçin 2 Bin 336 Rakımda Şenlik Yapıldı

Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna’nın; seçim vaatleri sırasında dile getirdiği “Göçer Yörük Şenlikleri’nin” birincisi yapıldı.

Atalarından kendilerine miras kalan kültürlerini yaşatmak isteyen Yörüklerin yaz mevsimini geçirdiği Toroslar’da 2 bin 336 rakımdaki kır alanı olan Akkuyu yaylasında düzenlenen etkinlikte, konargöçer Yörüklerin kültürleri ve yaşamları tanıtıldı.Belediye Başkanı Hamit Tuna’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe; MHP Toroslar İlçe Başkanı  Hüsnü Doğan ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Mahalle Muhtarları, Meclis Üyeleri, Ülkü Ocakları Toroslar İlçe Başkanı Ömer Sıddık Narin ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Mersin Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Taşkın, ses sanatçısı Mersinli İsmail, Mersin Fotoğraf Derneği, Mersin Motosiklet Spor Kulübü, Mersin Dağcılık Spor Kulübü ve Mersin Enduro Kulüp üyeleri de katıldı.

Öte yandan, Mersin Enduro Kulübü üyeleriyle 2 bin 336 rakımdaki kır alanında deneme sürüşü de yapan Başkan Tuna, bu yıl ilkini düzenlediklerini Göçer Yörük Şenliği’ni gelecek yıl daha kapsamlı bir şekilde organize edeceklerini açıkladı.

Misafirlere sıkma börek, ayran ve dövme pilavı ikram edildi

Kıl çadırların kurulduğu kırda, Yörükler ve etkinliğe katılan vatandaşlarla birlikte bir gece konaklayan Başkan Tuna, Yörük obasında çobanların kullandığı kepenek adı verilen kıyafeti omuzlarına alarak, koyun otlattı.  Sohbetlerin edildiği, ateşlerin yakılarak halay çekildiği kır etkinliğinde misafirlere; Yörüklerin yemek kültüründen sıkma, börek, yayık ayranı, yüzsük çorbası ve dövme pilavı ikram edildi.

‘Belediye olarak her zaman Yörüklerle birlikte olacağız’

Etkinlikte, Yörük çocuklarıyla da yakından ilgilenen Başkan Tuna, Yörüklerin çok önemli bir kültürün parçası olduğunu dile getirerek, “Toroslar Belediyesi olarak göçer Yörükleri ile bir aradayız. Bu kırda bir gece konaklayarak onların yaşamlarını ve kültürlerini tanımak ve tanıtmak istedik. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün “Gidip, Toros Dağları’na bakınız, eğer orada bir tek Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez” sözünü hiçbir zaman unutmayacağız ve unutturmayacağız. Ulu Önderimiz bu veciz sözüyle Yörüklerimize ne kadar güvendiğini göstermiştir. Toroslar Belediyesi olarak biz de her zaman gelenek ve göreneklerimize sahip çıkacağız. Onların yaşamlarını daha da kolaylaştırmak amacıyla imkânlarımız ölçüsünde gerekli destek ve yardımları yapıyoruz. Göreve geldiğimiz günden beri, her zaman onların yanında ve yakınındayız. Gelecek yıl daha geniş kapsamlı organize edeceğimiz Göçer Yörük Şenliğimizle, teknolojik gelişmişliklerden ve yoğun şehir hayatından uzaklaşmak isteyen vatandaşlarımızı bu ortamda dağ havasında kıl çadırlarda konuşlandırarak, Yörüklerimizle buluşturmaya devam edeceğiz. Vatandaşlarımız bu şenliğimizde zaman gelecek koyun güdecek, zaman gelecek koyun sağacak ve yoğurt çalacak. İki günlük süreçte bizleri misafir eden Yörük kardeşlerimize, abilerimize ve Çeto Osman lakaplı Osman Koçan Abimize teşekkür ediyoruz. Allah yollarını, bahtlarını ve kazançlarını açık ve bol eylesin” dedi.

Yörük ancak bir Yörüğün derdinden anlar

Her zaman yanlarında Başkan Hamit Tuna’yı görmekten büyük mutluluk duyduklarını belirten Çeto Osman lakaplı Yörük Osman Koçan ise; “Başkanımızın, yazın göç ettiğimiz bu kır alanımızda düzenlediği etkinlik bizleri oldukça memnun etti. Buraya gelerek çadırlar kurdular ve bizimle birlikte kalarak yaşamlarımızı izlediler. Yörük, Yörüğün halinden anlar ve derdini bilir. Kendisi de Yörük olan Başkanımız Hamit Tuna’ya bizlere sunduğu her türlü destek ve katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz. Bu yıl birincisi yapılan Göçer Yörük Şenliğinin gelecek yıllarda daha geniş katılımla yapılmasını bekliyoruz” dedi.

Güneş panelleri ile elektrik üretiyoruz

Yaşam koşullarıyla ve kültürel özellikleriyle ilgili bilgiler de veren Koçan; “Göçebe kültürünün zorlukları olsa da bu şekilde yaşamaktan mutluyuz. Yazın yaylalarda geçirdiğimiz zamandan keyif alıyoruz. Nisan aylarında Toroslarımızda 2 bin 336 rakımdaki bu kır alanına geliyor, karın başlamasıyla birlikte merkeze geçiyoruz. Günlük yaşamımızda çobanlarımız koyun, keçi otlatıyor ve besliyorlar. Güneş enerji paneli taktırarak güneşten elektrik üretiyoruz. Buzdolabımız ve çamaşır makinemiz çalışıyor. Eski hayatımıza göre şimdiki hayatımız çok ilerledi ve değişti” dedi.

Konargöçer bir hayatları olan Yörük kadınları da ailenin gündelik ihtiyaçlarının yanı sıra hayvanların sağımını ve bakımını üstlendiklerini anlatarak; “Gün doğmadan uyanıyoruz. Beslediğimiz koyun ve keçilerden elde ettiğimiz süt, peynir ve tereyağı ile sıkma börek yaparak kahvaltı hazırlıyoruz. Çay pişiriyoruz, yemek yapıyoruz, bulaşık ve çamaşır yıkama ile uğraşıyoruz. Misafirlerimizi ağırlıyoruz. Genelde günümüz bu şekilde geçiyor” dediler. (mersin times)