Ana Sayfa / Genel / Şerafettin AŞUT yazdı, “Bilim, liseye inmeli…”

Şerafettin AŞUT yazdı, “Bilim, liseye inmeli…”

Bu yazıma bir tablo ile başlamak istedim. Aşağıdaki tablo 2006 ile 2011 yılları arasında Sanayi Malı Satış Gelirlerindeki değişimi gösteriyor (milyar USD, Kaynak: Ali Rıza Ersoy: On the Way to Industry 4.0, March 2016). Tabloyu ve rakamları, bu rakamlardaki artışları iyi inceleyelim.

Sanırım 2006-2011 yılları arasında Çin’in sanayi malı satış gelirlerindeki olağanüstü artışı kolayca gördünüz. İşte bu günlerde sıkça konuştuğumuz, MTSO olarak bizim 2012 yılında gündeme alarak sürekli farkındalık yaratmaya çalıştığımız, Almanya’nın ise 2011 yılında gündeme getirdiği yeni sanayi devrimi ENDÜSTRİ 4.0 işte bu korkunun bir sonucudur. Alman Hükümeti bu gelişme üzerine Doğu’nun Batı’yı geçtiğini ve aranın hızla açılmakta olduğunu görerek 2011’de Hannover Fuarı’nda Endüstri 4.0’ı gündeme getirdi.

Defalarca yazdık ama bir kez daha kısa bir bilgilendirme yapmanın yararlı olduğunu düşünüyorum. Nedir Endüstri 4.0? Asıl olarak imalat sanayinde bilgisayarlaşmanın en üst düzeye çıkarılması ve dolayısıyla üretimin yüksek teknolojiyle donatılmasını hedefleyen bir yaklaşımdır ENDÜSTRİ 4.0. Bu yeni devrimin üç temel hedefi var;

1) Üretimde insan emeğinin, iş gücünün en aza indirilmesi ve üretimdeki hataların minimize etmenin de ötesinde, ortadan kaldırılması.

2) Üretimin en üst düzeyde esnekliğe kavuşturulması ve tüketiciye özel, kişiye özel ürün yapabilme imkânının elde edilmesi.

3) Üretimin hızlandırılması.

Yukarıda bir korkudan bahsettik. Neydi bu korku? Öncelikle yarattığı Çin ucuz iş gücü ile artık işçi maliyetleri bazında rekabet edilemez bir ülke oldu. ENDÜSTRİ 4.0 yaratacağı robotik üretimle Çin’in bu avantajını yok edecek. Diğer bir avantaj ise bir yandan hızlı ve kusursuz bir seri imalat yapılırken, diğer yandan müşteriye özel, kişiye özel ürünler hazırlanarak tüketici kazanılacak. Ve elbette daha hızlı ve hatasız üretim olacak. Sonuç, en büyük rakip ve düşman Çin böylece bir tehdit olmaktan çıkacak.

Almanya tarafından ortaya atılmış olsa da bugün ABD ve diğer Avrupa ülkeleri de bu korkunun sonucu olarak Endüstri 4.0 üzerinde ciddi çalışma yapıyorlar. Peki, biz bu işin neresindeyiz? Kısa vadede neresinde olacağız? Yine bu devrimin pazarı mı olacağız? Sadece kullanıcı olmakla bu devrim yakalanır mı? Fabrikalarımızda, üretim yerlerimizde yine yurt dışından milyonlarca döviz harcayarak getireceğimiz robotlarla, ithal edeceğimiz yazılımlarla acaba bu devrimi yakalıyor gibi mi yapacağız, yoksa kendi robotik üretim teknolojilerini, kendi yazılımlarımızı yaparak gerçekten bu yeni sanayi devriminin bir parçası mı olacağız? Eğer birincisini yapacaksak, geçmişten ne farkımız olacak? Yine yurt dışından makineler alacağız, fabrikalarımıza monte edeceğiz, onlardan aldığımız yazılımları kullanacağız… Yani, yine bu makineleri yapanlar, bu yazılımları yapanlar para kazanacak.

Peki, bu duruma düşmemek için ne yapmalıyız? Elbette tüm teknolojik gelişmelerin temelinde olan şeye odaklanacağız; eğitim, eğitim, eğitim. Ama yılardır bizi, arzu ettiğimiz yere taşıyamayan geleneksel bir eğitimden bahsetmiyorum. Artık temel bilimlerin liseye inmesinden, ortaokula inmesinden bahsediyorum. Sadece Meslek liselerinden bahsetmiyorum, düz lise dediğimiz liselerin de bilim liseleri haline gelmesi ve geleceğin mesleklerine gençleri hazır hale getirmesinden bahsediyorum. Yazılımın temel bir ders olmasından bahsediyorum. Öte yandan üniversitelerimiz geleceğin dünyasına göre yeniden revize edilmelidir. Temel bilimlerin kontenjanları daha da arttırılmalı ve bu öğrenciler ar-ge personeli olarak yetiştirilmelidirler. Gelecekte birçok meslek ya yok olacak ya da bunları yazılımlarla, insan olmadan halledecek yöntemler ortaya çıkacak. O halde geleceğin işsizlerini yetiştirmek yerine, ENDÜSTRİ 4.0 dünyasında çalışacak vasıflara sahip olan, yazılım bilen, tasarım bilen, temel bilimlere vakıf bir insan gücü yaratmaya odaklanmalıyız. Endüstri 4.0’la mavi yakalı işçi tanımı değişiyor. Artık mavi yakalı demek kas gücünü kullanan demek olmayacak. Mavi yakalılar işte o robotların kontrol panellerini idare edenler olacak. Meslek liselerimiz buna hazır mı?

Elbette adı her ne kadar ENDÜSTRİ 4.0 ise de Endüstri 4.0 sadece sanayi ile sınırlı değil. Tüm sektörler, ister üretim olsun isterse hizmetler, kendisini temelinde internet olan yazılım ve yüksek teknoloji olan dijital dünyaya entegre etmek zorundadır. İhracatçı artı e-ihracatı, ticaret erbabı e-ticareti, lojistikçi e-lojistiği, turizmci e-turizmi düşünmek ve buna kafa yormak, hatta başlamak zorundadır. Diğer sanayi devrimlerini kaçırmanın bedelini ağır ödedik. Ancak, bu sefer Endüstri 4.0’ı ıskalarsak bedeli var olmak veya yok olmak derecesinde ağır olacaktır.

Eklenme Tarihş: 15.05.2017

Haberi PaylaşınShare on Facebook3Tweet about this on TwitterEmail this to someonePrint this pageShare on Google+0Share on LinkedIn0Digg thisShare on Yummly0Pin on Pinterest0

Hakkında mersintimes

Tekrar kontrol edin

İpotekli konut satışında artış

TÜİK’in açıkladığı Nisan 2017 konut satış istatistiklerine göre, ipotekli konut satışları arttı normal konut satışları ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir